NOYA Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim Merkezi

Çocuklarda Korku ve Depresyonun Artma Sebepleri


“Son yıllarda çocuklar ve gençlerde depresyon arttı. 1940 yılları ile kıyaslandığında bu zamanın liseli ve üniversiteli talebelerin yüzde ellisi daha fazla ağır depresyon veya korku yaşıyor. Fakat bu zamanın şartları altmış yıl öncenin şartlarından çok daha iyi. Peki bu depresyon ve korkuların bu kadar çok artmanın sebepleri neler olabilir?"

San Diego State Üniversitesi’nde yapılmış bir araştırmada, gençlerde depresyonun artması dünyada yaşanan olaylardan ve dünyanın gidişatının kötüye gitmesinden kaynaklanmadığı ortaya çıkmıştır. Savaş veya ekonominin kötüye gitmesi depresyona girmenin sebebi değildir. Hatta birinci ve ikinci dünya savaşında daha az çocuklar ve gençler depresyon veya korku yaşıyorlardı.

İlginç sonucu açıklayabilmek için ilk önce depresyon hakkında bilgi verilmesi gerekiyor. Depresyon ve hayatı kontrol edebilme hissi birbirleri ile bağlantılıdır. Kendi hayatını kontrol edemediğini düşünen biri depresyona girme ihtimali yüksektir. Hayatı kontrol edebilme ve edememe de hedeflere bağlıdır. İki tür hedef vardır. Biri içsel hedeftir, diğeri ise dışsal hedeftir. İçsel hedefler kendi gelişimi ile alakalı olan hedeflerdir ve bu hedefte insan kendi hayatını kontrol ettiğini hisseder. Dışsal hedefler ise daha çok maddi ve başkaların düşüncesini önemseyen hedeflerdir. Bu hedefte insan kendi hayatını pek yönlendiremediği için, bu hedefi hayata alan biri depresyona girme ihtimali yüksektir.

Son yıllarda gençler içsel yerine daha çok dışsal hedeflere yöneldikleri için depresyona giriyorlar. Yani bu nesilin gençleri kendilerini geliştirip daha başarılı yere ulaşmak yerine (içsel hedef), yüksek gelir ve dış görünümün mükemmel olması (dışsal hedef) çok daha önemli buluyor. Altmış yıl önce gençlerin hedefleri tam tersi idi. O zamanlarda daha çok içsel hedeflere yöneliyordu.

İçsel hedeften dışsal hedeflere değişmenin sebebi ise, zaman ilerledikçe gençler kendi hayatlarını kontrol edemediğini hissettiklerinden kaynaklanıyor. Kültürün daha çok maddi kültüre doğru değiştiğini gösteriyor. Bu değişimin ana sebeplerden biri televizyondaki programlar ve diziler. Televizyon küçük yaştan itibaren mutluluğunun zenginlik ve güzellikten ibaret olduğunu öğretiyor. Ayrıca son bir kaç yıldır sosyal medya da bu kültür değişimine yardımcı oldu.

Sosyal medyayı kullananların bir çoğu insanların beğenini almak için yapmadık işleri kalmadı veya resim paylaşarak hayatlarının mükemmel olduğunu göstermeye çalışıyorlar. Artık bir iş yapıldığında kendisi için yapılmıyor, insanlar beğensin diye iş yapılıyor, resim çekiliyor ve paylaşılıyor.

Çocuklar ve gençlerde depresyon ve korkunun artmasının diğer sebebi ise, çocukların kısıtlanmasından kaynaklanıyor. Altmış yıl önceye nazaran bu zamanın çocukların özgürlüğü çok daha kısıtlanılıyor. Özellikli oyunda ve eğitimde. Çocuklar oyunda rahat bırakıldığında, kendi problemlerini çözmelerini öğreniyorlar ve kendi ilgi alanlarını geliştiriyorlar. Fakat son yıllarda ebeveynlerin çocuklarını koruma isteği arttı ve çocuklarını sürekli takip ediyorlar. Çocuk oyun oynarken bile ebeveynler koruyucu oluyor ve çocukların peşlerini bırakmıyor. Aşırı koruyarak çocuklar kendi ilgi alanını bulmakta zorlanıyor. Dolayısıyla kendini geliştirmekte zorlandıkları için, ilerleyen yaşlarda içsel hedefler oluşturmakta da zorlanıyorlar ve depresyon veya korkuya yol açabilir.

Sadece oyunda değil, okul eğitiminde de çocuklar çok kısıtlanılıyor. Eskiye nazaran şimdi yüksek not alınmasına önem veriliyor, çünkü eğitim sistemi bunu maalesef gerektiriyor. Yıllar önceki eğitim sistemi ile bu zamanın eğitim sistemi karşılaştırıldığında, son yılların eğitim sistemi dışsal hedeflere yöneldiği anlaşılıyor. Yüksek not alındığında sınıf geçiliyor. TEOG sınavında yüksek puan alındığında iyi üniversitede iyi bölüm okunulabiliyor. Çocuklar kendi seviyesinde ve isteğine bırakılmıyor. Dolayısıyla çocuklar beklenen sonuç elde edemediğinde sorun yaşıyor ve depresyon ve korku çocuk ve gençlerde artıyor.

Toplumda korku ve depresyonu azaltmak için, çocukları yetiştirirken içsel hedefler oluşturmalarına yardımcı olun, ve (oyunda) çocuklara gerekli serbestliği verin.

Uzman Klinik (Çocuk ve Ergen) Psikolog Esma Mısıroğlu